Gezen Öğrenci

Çok gezen çok bilir demiş atalarımız. Göçebe bir kökenimiz olduğu daha güzel nasıl resmedilebilirdi ki? Okumaya gerek yok, gezsen yeter! Bundan dolayı olsa gerek, araştırma-geliştirme (ARGE) bizim milletin özelinde arakla-getir olmuş. Başkalarının yıllarca uğraşıp yaptığı şeyi görüp aynısını veya benzerini yapmayı marifet biliyoruz. Her ne kadar bu durumdan memnun olmasam da, gördüğünün aynısını veya benzerini yapabilmenin de bir kabiliyet olduğunu takdir etmek lazım. Ama bu tespit, bir eğitimci olarak bana başka bir ders daha veriyor: gördüğünü taklit etmek, bizim milletin genlerinde var. 

Milli Eğitim Bakanlığı'na danışmanlık yaptığım bir çalışmada, öğrencilerin ortaokul, lise ve üniversite yıllarında birer defa, yurt dışı geziye ve incelemeye götürülmesi gerektiğini anlatmıştım. Gerek orada arkadaş edinmelerinin gerekse oralarda yapacakları gözlemlerin pek çok faydaları olacağını belirtmiş ve buna kaynak ayrılmalı demiştim. Böyle bir etkinliğin, ülkenin geleceğine yapılacak en önemli yatırımlardan olacağını belirtmiş, sonra da muhtemel ekonomik ve demokratik kazanımları detaylandırmıştım.

O yıllarda, böyle bir fikir, deli saçması olarak görülmüştü. Komitedeki daha yaşlı ve üst kademedeki kişiler, benim nispeten gençliğimden dolayı hâlâ böyle konuştuğumu, ülkenin gerçeklerini görmem gerektiğini, demokrasinin karın doyurmadığını, çocukları gezdirmenin ise daha acil ihtiyaçlar varken israftan başka bir şey olmadığını söylediler.

Önerimin kabul edilmemesinden ziyade söylenen yorumlar beni oldukça üzmüştü. Anlaşılan, o kişiler ya yeterince gezmemişlerdi ya da gezerken görecek gözleri olmamıştı. Umarım en azından karınları doyuyordur bugünlerde...



Yorumlar

  1. O komitedeki oturanlar kesin yurtdışına çıkınca türk restoranı arayanlardandır.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder