Mışıl Mışıl Araştırıyorum

Eğri oturalım, doğru konuşalım. En tatlı yemek derste yenen olduğu gibi en tatlı uyku da derste uyunandır. Uykuyla alakalı yapılan modern araştırmalar da gösterdi ki uyku sırasında beynimiz gayet aktif. Sadece şuurumuz kapalı, o kadar. Bundan dolayıdır ki dikiş makinesi gibi tarihteki kimi buluşlar, görülen rüyalarla ortaya çıkarken, belirli bir soruyu kafaya takan öğrenciler de rüyasında o soruyu çözmüştür. Üniversiteye hazırlandığımız yıl teneffüste bir arkadaşımın aceleyle bana gelip "çabuk filanca kitabı aç" deyip, takıldığı soruya rüyasında bulduğu çözümü kontrol ettiğini daha dün gibi hatırlıyorum. 

İşin ilginç tarafı, İngilizce'de bu konuyla alakalı bir söz bile var: "Let's sleep on it." Elbette ki bu İngiliz atasözü, bilimsel bulgulara dayanmıyor ve orada kastedilen anlam, bu düşünceyi biraz kafamızda pişirelim, süreci daha geniş zamana yayalım şeklinde. Yine de isabetli bir ifade olmuş. Sırası gelmişken bu sözle alakalı en garip bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim.

Kendisi de uzun yıllar ABD'de yaşamış olan bayan bir hoca arkadaşımla bilimsel bir mevzuyu çözümlemeye çalışıyorduk. Neticeye ulaşamayınca bana "let's sleep on it" dedi. O anda zamanın kalbi tekledi. Bozuntuya vermeden "ok" deyip toplantıyı sonlandırdık.

Bu komik anı haricinde gerçekten bilimsel anlamda uykunun bana da katkısı oluyor. Mesela üstünde çalıştığım yeni teoriyle ilgili anahtar bir noktayı geçen gece uyku uyanıklık arası bir halde çözdüm. Çok şükür.



Resim: Rayner Simpson


Yorumlar

Yorum Gönder