Gençlere gaz vermek için kullanılan klişe sözlerden biri de kendi doğrularınızı keşfedin'dir. Bunu söyleyenler ne dediklerinin farkında mı emin değilim. Mesela bir makine tasarımı yapıyorsunuz. Kullanacağınız formüller, deney sonuçları, vs. var. Bunları bir tarafa koyup kendi doğrularınızı bulmaya çalışırsanız neler olur? Ve bir de bunu herkes yapmaya çalışırsa?
Böyle bir durumda takdir edersiniz ki kendi doğrularını bulmaya çalışan her bir birey yontma taş çağını yaşarken ve çok da ilerleyemeden ölürken başkalarının doğrularını başarılı şekilde taklit edenler koca koca işler becerirler. Ve bu oyunun kazananı da taklitçiler olur. İyi ama bu tam da amaçlananın tersi değil mi?
Peki o zaman n'apacağız? Taklitçi olmak veya kendi doğrularını keşfetmek kavramlarını nasıl anlamalıyız?
Kısa cevap: herkes her şeyin kaşifi olamaz, ama bazı şeylerin kaşifi olabilir; kaşifi olmadığı şeyleri de taklit eder. Nelerin kaşifi olacağınızı nereden bileceksiniz, peki? İşte orada içinizden gelen ses, kalbinizin atışını değiştiren tutku, hayallerinizi süsleyen bir gaye karşınıza çıkıyor. Adını ne koyarsanız, tarifini nasıl yaparsanız yapın, işte o var ya! Sen onu bıraksan da o seni bırakmayan tatlı ateş... İşte, size neyin keşfine koyulacağınızı bildirecek olan odur.
"Bizim Rabbimiz, her şeye uygun yaratılışını veren sonra da yolunu gösterendir" (Taha Suresi, 50)
Diğer günlükleri okumak için tıklayın
Resim: Fabrice Villard

Yorumlar
Yorum Gönder