En çok yardıma kimin ihtiyacı vardır? "Bana yardım edin" bile diyemeyecek olan kişi...
Dilenci diye tabir edilen kişi, ihtiyacını açıktan dile getirebilecek fiziksel güce ve sosyal cesarete sahiptir. Gerçekten ihtiyacı olup olmadığı şu an konumuz değil. İhtiyacı olan ve bunu dile getirebilecek kadar bile fiziksel veya sosyal gücü olmayanlar ise "merhamet radarlarının" kapsama alanı dışında kalmaya adaydır. Onları görmek için, sizin ekstra gayret sarf etmeniz gerekir. Ve hele bu kişiler yardım almaktan da utanan bir karaktere sahipse, onları bulmanız yetmez. Onurlarını incitmeden yardımınızı kabul ettirmeniz gerekir.
Şimdi bu konu nereden esti?
Dün idareden gelen bir yazıda, burs ihtiyacı olan başarılı öğrencilerin bildirilmesi isteniyordu. Düşündüm. Sonra aklıma Kuran'dan bir ayet geldi (Bakara suresi 273) ve sadece kendi kurumumu değil, toplumun genelini düşündüm. Bir öğrencinin akademik veya pratik kabiliyeti varsa, ona bir şekilde yardım imkanları sunuluyor veya kendisi zaten kendi yolunu açabiliyor. Ancak böyle bir kabiliyeti olmayan, ailesinin bir maddi birikimi veya sosyal bağlantıları da olmayan çocuklarımız? Onlar n'olacak? Onlar insan değil mi?
Konuyu bu şekilde sununca, klasik tepki olarak "kısıtlı imkanları mecburen en verimli şekilde kullanmamız gerekiyor" vs. şeklinde cevaplar verilir. Ama olaya bir de o kişilerin penceresinden bakın. Hangi beceri ve kabiliyetlere sahip olacaklarına, nasıl bir aile ve çevreye doğacaklarına onlar karar vermediler. İçine doğdukları bedende, ailede ve sosyal çevrede hayatı ve insan olmayı dolu dolu tecrübe edecek imkanlara ulaşamayan o bireyler n'olacak? Her tür yardım radarlarının dışında kalan, yardım istemeyi bilmeyen veya buna gücü de olmayanlar... Onların elinden kim tutacak?
İşte bundan dolayı, üniversitenin sonuna kadar eğitimin mecburi olup devlet garantisinde gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Her birey değerli.
Resim: Dan Grinwis

Yorumlar
Yorum Gönder