Daha önce, Gezen Öğrenci ismiyle bir paylaşım yapmıştım. O yazıda, hangi alanda öğrenim gördüğünden bağımsız olarak, öğrencilerin yabancı ülkelerde gezip arkadaş edinmelerinin kendilerine olduğu kadar topluma ve ülkeye büyük faydaları olacağına değinmiştim. Şimdi de diyorum ki, gezmeyen hocadan uzak durun.
Ortaokul yıllarımda bir Türkçe hocamız vardı. Diğer hocalar sınav sırasında sıralar arasında dolaşırken, o Türkçe hocası öğretmen masasına oturur, masaya kapanıp uyuyor numarası yapardı. O pozisyondayken saatinin camını ayna gibi kullanıp sınıfı gizli gizli gözetlediği, kimlerin kopya çektiğini not ettiği gibi komplo teorileri dolaşırdı aramızda. O günden beri gezmeyen hocalara şüpheyle bakarım... Şaka şaka. Anlattığım olay doğru ama hocaların gezmesinin esprisi başka.
Türkiye'ye ilk geldiğim zamanlarda akademik ortamda şunu fark etmiştim: yurt dışında uzun yıllar geçirmiş ve o kültürü benimsemiş hocalar günlük kıyafetlerle üniversiteye gelirken, yurt dışı görmemiş veya o kültürde pişecek kadar uzun zaman geçirmemiş hocalar takım elbise ile geliyorlar. Gerçi son zamanlarda genel bir trend olarak günlük kıyafetlere kayma söz konusu ama meselenin hocalık ve psikolojik boyutunda bir değişiklik yok.
Mesele şu ki, istisnalar kaideyi bozmaz, takım elbise giymekten taviz vermeyen hocaların kafasında makam ve bürokrasi gibi kavramlar, bilim ve eğitim kavramlarından çok daha üstün bir konumda. Dolayısıyla, kendilerini sahip oldukları bilimsel bilgi ve tecrübe ile değil, oturdukları konum ve giydikleri kıyafetle pazarlıyorlar. Muhtemel bilgi eksikliklerinin açığa çıkmaması için de öğrencilerden gelecek sorulara kapalılar. Onların zaten odaları da kapalı.
Entelektüel hamuru hem yurt içinde hem yurt dışında yoğrulmuş hocalar ise, yine istisnalar kaideyi bozmaz, kendilerini makam veya kıyafet üzerinden değil bilgi ve tecrübe üzerinden pazarlıyorlar. Öğrenciyle aralarındaki etkileşim daha aktif ve odalarının kapıları da açık; açık olmasa da kapıyı çalmaktan korkmuyorsunuz.
Eğitim-öğretime bakan bu yönler haricinde, farklı kurumlarda bulunmuş ve farklı ülkelerdeki entelektüel kültürü teneffüs etmiş hocalar, yaratıcı araştırma projeleri bulma noktasında da öne çıkıyorlar. Bundan dolayı, mesela ABD'de, belirli periyotlarla hocaların farklı kurumlarda veya ülkelerde çalışmaları için Sabbatical Year isminde uygulamalar vardır.
Bunun aksine, aynı kurumda lisans, yüksek lisans, doktora yapmış, ondan sonra da yine aynı kurumda akademik kadro basamaklarında yükselmiş kişilerin ise bu anlamda ciddi eksikleri olduğu söylenebilir. Zaten bu da onların, gezen meslektaşlarına karşı tavırlarında iyice belirginleşiyor. Eksikliklerinden kaynaklı komplekslerini, başkalarının projelerine ket vurarak veya onların arkasından başka işler çevirerek bastırmaya çalışıyorlar.
İşte ondan diyorum. Gezmeyen hocalardan uzak durun.
Resim: Tim Alex

Yorumlar
Yorum Gönder