Sporcu Öğrenciler


Ünivesitenin basketbol, futbol gibi takımlarında oynayan öğrencilerin ders durumları tartışma konusudur. Gerçi aynı tartışma, üniversite öncesi okullar için de geçerlidir ama ben kendi kapımın önünü temizlemekle başlasam daha iyi olur. 

Her ne kadar meşhur olarak basketbol ve futbol konuşulsa da buz pateni, binicilik, tenis, ok atma gibi daha pek çok alanda üniversite seviyesinde spor müsabakaları yapılmaktadır. Bu alanlarla ilgili olan ve yetenekli öğrenciler de hem kendileri hem de çevreleri için faydalı olacakları bir meşgale buldukları için seve seve işe atılmaktalar. Ama mesele o kadar kolay değil!

Bir yandan o kadar yoğun ve ağır antrenmanlar yapacaksın, bir yandan da derslerindeki başarını devam ettireceksin. Pek olası görünmüyor. Ama üniversitenin reklamı olması ve yeni öğrenciler tarafından tercih edilmesi ve ayrıca genel üniversite sıralamalarında iyi gözükülmesi için o takımların boy göstermesine ve başarılı olmasına ihtiyaç var. Bu durumda n'olacak? Takımlardaki öğrenciler spora odaklansa, başarısızlıktan dolayı atılma seviyesine kadar düşebilirler. Derslere odaklansalar, sporda çuvallarlar. Ne şiş yansın ne kebap yansın yaparlarsa spordaki yetersiz gayretlerinden dolayı kenara atılmaları söz konusu. Çözüm?

Şahsen ben meselenin akademik tarafından söz söylemek istiyorum. Sporcu olsa da olmasa da, örneğin mühendislikten mezun olan öğrencilerin hepsi aynı diplomayı alıyor. Yani bu kişilerin yeterli mühendislik bilgi ve becerilerine sahip olmaları gerekiyor. Yaptığınız asansör demez ki "beni tasarlayan kişi ünlü bir oyuncuydu, o yüzden düşmeyeyim". Betonları uygunsuz malzeme ve metotlarla dökülen baraj demez ki "bizim sporcu arkadaşların başına dert açmayayım bugün, o yüzden yıkılmayayım". Yani ortada affetmeyen doğa yasaları varken birilerinin eline yeterince olgunlaşmadıkları halde ehliyet vermek doğru değil.

Peki n'apılabilir? Bunun için hem yönetimlerle hem de sporcu öğrenci ve antrenörlerle beraber tartışıp bir sonuca ulaşmak en sağlıklısı. Benim şimdlilik aklıma gelenler, bu öğrencilerin sınavlarının ertelenmesi ve gerekirse daha geniş zaman tanınması, dönem başına ders sayısının azaltılıp mezuniyet sürelerinin 4 yıl yerine 5 yıla çekilmesi ve bu süreçte onlara ekonomik destek olunması. Öğrenci-hoca uyumuna bağlı olarak ekstra birebir çalışmalar da bu listeye eklenebilir.

Diğer türlü, sporcu öğrenciler karşılaşmalarda sayı yapsın diye onlara not pası veren hoca olmak pek mantıklı gelmiyor.


 

Yorumlar

  1. Düşündüğümde sporun olumlu etkileri olumsuz tarafından çok daha fazladır. bu konuda aslında işbirliği yapmak hem başarılı bir sporcu hem de ondan daha başarılı bir *insert job here* hazırlayablir. Sporun insana öğrettiği displin ve etikler iş hayatında insanı daha çok başarıya ve iyimser davranmasına neden olabilir. bottom line, Universities should think out of the walls of the campus

    YanıtlaSil

Yorum Gönder