Ailede şiddet, yurtta şiddet demek. Yurtta şiddet, cihanda şiddet demek. Dünya barışını gerçekten istiyorsanız, önce kendi ülkenizde barış ve huzur ortamını oluşturmanız lazım. Bunun için de toplumun çekirdeği olan ailede huzuru sağlamanız lazım. Nitekim bu üç ölçekte olanlara ve bunlara öncülük eden kişilerin yaptıklarına bakarsanız, tam da birbirinin aynısı davranışları görürsünüz.
Hemen bir örnek görelim. Mesela aile üyelerine psikolojik şiddet uygulayan biri neler yapar biliyor musunuz?
- sizi ve arkadaşlarınızı sürekli eleştirir, "bir şey beceremediğiniz" benzeri ifadelerle küçümser
- size arkadaşlarınızın önünde hakaret ederek ve çeşitli isimler takarak sizi küçük düşürür, sizi itibarsızlaştırır
- araç kullanırken tehlikeli manevralar yaparak sizi korkutup sindirmeye çalışır
- kendinizi güvende hissedeceğiniz mekan olan evin duvarlarına veya eşyalarına zarar vererek tutunacağınız bir dal olmadığı intibaı uyandırır
- her yaptığınızı kontrol ederek hürriyetinizi elinizden alır
- oluşan kötülüklerin ortaya çıkmasının nedeni olarak sizin tavırlarınızı öne sürer; sizin yüzünüzden istenmeyen şeylerin cereyan ettiğini söyler, yoksa kendisinin iyi bir insan olduğunu belirtir
- bütün bu yaptıklarıyla sizi izole eder, yalnızlaştırır ve isteklerine karşı gelirseniz daha neler olabileceğiyle alakalı göz dağı verir
Bunlar sadece psikolojik şiddetle ilgili olanlar. Bir de meselenin fiziksel, finansal boyutları var. İşin kötü tarafı, bu mağduriyetlerin devam etmesinin en önemli bir nedeni yapılanların gizli kalması. Zaten süreç içerisinde yalnızlaştırılmış ve özgüveni kaybolmuş bireyler bir de aile mahremiyeti kavramının bu bağlamda süistimal edilmesiyle ezilmekte.
Bu arada önemli bir nokta şu ki, yukarıdaki satırları yazarken cinsiyetten bağımsız yazdım çünkü, her ne kadar bunlara maruz kalanlar çoğunlukla kadınlar olsa da, erkekler de aynı şeylere maruz kalabiliyorlar.
Yazının başında aile, yurt ve dünya diye üç farklı ölçek söylemiştim. Şimdi, yukarıdaki liste üzerinde biraz düşünürseniz, aile ölçeğindeki bu şiddet metotlarının diğer söylediğim iki ölçekte de geçerli olduğunu anlayabilirsiniz. Hangi ölçekte olursa olsun, böyle şiddet vakalarının önüne geçilmesinin yolu, sessizliği bozmak, yapılanları paylaşarak şiddet uygulayanları toplum nazarında afişe etmektir. Maruz kalan siz olmasanız da, yapılanlar karşısında susuyor veya daha kötüsü örtbas ediyorsanız, şiddetin devamına katkıda bulunuyorsunuz demektir.
Resim: Artem Maltsev

Yorumlar
Yorum Gönder