Civilization

Doksanlı yıllarda ortaokul lise yıllarını yaşamış kişiler arasında sadece bir kısmının evinde bilgisayar vardı. Ve o kişiler arasında da az bir kısım Civilization oyunundan haberdardı. Ben, işte o şanslı çocuklardandım.

Anadolu lisesinde öğrendiğim İngilizce'min ölmemesinde büyük katkısı olan bu oyun, aynı zamanda bana bir meselenin çok yönlü ele alınması gerektiğini, yapılan işlerin farklı açılardan farklı sonuçlar doğurabileceğini öğretti. Birilerini memnun ettiğin zaman başkalarının memnun olmayabileceğini, dolayısıyla da herkesi aynı anda memnun etmenin mümkün olmayacağını gösterdi. Toplum huzurunu sağlamak için gerekirse, bencilce kendi isteklerini dayatanlara karşı dik durmak gerektiğini anlattı.

Hayata dair bu derslerden başka bu oyun sayesinde bir de kişisel dünyayla alakalı aydınlanmalar yaşadım. Mesela aynı oyunu oynayan farklı arkadaşlarımın oynayış stratejileri ile benimkini karşılaştırdığımda, insanların karakterlerinin liderliklerine de yansıdığını gördüm. Kimi yayılmacı ve işgalci politikalar güdüp insanları savaş makinesi gibi kullanırken kimi az sayıdaki şehirlerde bir medeniyet inşa etme hedefine yöneliyor. Kimi anlaşmalarla barış tesis ederken kimi saldırganlıkla öne çıkıyor. Aynen tarih sürecinde sahneye çıkmış gerçek liderler gibi. 

Düşününce, bir insanın nasıl bir anne-baba olacağı, nasıl bir patron veya şef olacağı, nasıl bir öğretmen olacağı gibi hususlar da bu tarz oyunlarla öngörülebilir. Böylece, başlangıçta insanların yüzüne gülüp sonradan zalim kesilecek karakterdeki kişilerin kilit noktalara gelmeleri engellenebilir. Ne de olsa oyun oynarken hepimiz çocuğuz ve haberler çocuklardan alınır.



Yorumlar

  1. Mantıklı. Çocuklar oyunda kişiliklerinin ipucunu verirler. Oyun terapisi de bunun üzerine kurulu zaten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hmmm bunu düşünmemiştim ama kesinlikle evet

      Sil

Yorum Gönder