Einstein'ın Zar Alerjisi

Nobel fizik ödülünün verilmesinin ardından yeni bir fasıl başladı. Einstein'a laf giydirenler bir yandan, Tanrı zar atıyor diyenler bir yandan... Ama bana göre bunları yapanların, kahve köşesinde oturduğu yerden dünyayı kurtarıp zamanlar üstü felsefeler kesen, ama gerçek hayat adına karnını doyurmanın çok da ötesine geçmeyen tiplerden farkı yok. Mesele aslında çok derin, ama kısaca izah etmeye çalışacağım. İsteyenle devamını getiririz.

Öncelikle Einstein'a bu şekilde eleştiri yöneltmeden evvel insanların, bilimi kafalarında nereye oturttuklarını bir görmeleri gerekiyor. Bilim, sürekli sorgulama, yenilenme, test edilme süreçlerine dayanır. Hiç bir zaman "bu işin nihai noktası budur" tarzı bir iddiaya gidilmez. Sadece, "elimizdeki verileri açıklayabilen en iyi model/teori bu" şeklinde bir iddia yapılabilir. O modelin açıklayamadığı bir durum ortaya çıktığında ise, önceki modelin yanlışlığı değil yetersizliği ortaya çıkar. Bunu şöyle bir örnekle açıklayayım. Bir insanın yüzüne baktığınızda gördüğünüz o güzellik, atom seviyesinde baktığınızda kaybolur, çünkü o güzellik ve o sima, atomik ölçekte yoktur. Fakat, atomik ölçekte o güzelliğin görüntüden kaybolması, onun hiç olmadığı anlamına gelmez. Yani mesele neye hangi ölçekte baktığınızla ilgili. Şimdi, bilimi bu şekilde doğru zemine oturtmayıp sanki zamanlar mekânlar üstü hakikatler bütünüymüş muamelesi yaparsanız, kendi elinizle bir put oluşturmuş olursunuz. Daha sonra o putun yıkıldığını gördüğünüzde aslında olan hadise, gerçekte hiç olmayan bir şeyin zaten olmadığının farkına varmanızdır. Bu açıdan, Einstein'in kuantum teorisinin gelişimi sürecinde yaşadıkları ve diğer bilim insanlarıyla paylaştıkları, tam da bilim ahlakının gereği olan durumlardır. Bir şeyi iddia edersin ve gerekçelendirirsin. Aksini iddia eden de aynını yapar. Deneysel çalışmalar da son sözü söyler. Deneysel doğrulamanın olmadığı yerde taraf tutmak, insan doğasının gereğidir, ama taraftarlıkla bilimsel gerçeklik karıştırılmamalıdır.

İkinci olarak, Einstein da bir insan. Ve ırk olarak Yahudi kökenli. Bunu niye söylüyorum? Bu milletin binlerce yıldır devam edegelen kültüründe, deterministik bir kuralcılık var. Allah ile olan ilişkileri bile aynı çerçevede şekillenmiş. Dolayısıyla Einstein'ın böyle bir refleks göstermesi ve kuantum teorisi gibi olasılıklara dayalı bir fikre ayak diremesi şaşırtıcı değil. 

Üçüncü olarak, Einstein'ın din kaynaklı gibi görünen "Tanrı zar atmaz" şeklinde meşhur olmuş sözü, onun kendi kafasındaki tanrı imajıyla ilgilidir. Onun bu sözünü meşhur eden veya bu sözün yanlışlığı üzerinden tanrı fikri hakkında ileri geri laflar edenler de yine kendi kafalarındaki tanrı fikri doğrultusunda konuşuyorlar. Eğer tanrı hakkında söz söyleyecekseniz, kendi zanlarınıza göre değil, tanrının kendisini nasıl tanıttığına göre söylemelisiniz. Ve bir Müslüman olarak bu mevzuya yaklaşacaksanız yapmanız gereken şey, Kuran'a bakmak ve Allah'ın kendisi hakkında ve yaratılış hakkında açıkça belirttiği noktaları incelemektir.



Resim: el pepe


Yorumlar