Efeceve


E Fe Ce Ve... Hayatımdaki belirli kilometre taşlarından olan EFCW... Bu kitabın kapağını gördüğümde şu an bile içimde o taze, endişeyle karışık heyecan uyanıyor. Sanki Dünya'dan Mars'a giden ve oradaki kolonilere daha önceden yerleşmiş olanlardan bir ton şey öğrenmesi beklenen bir çocuk gibiydim. Çeviri için sözlük kullanmamızın yasak olduğu o Hazırlık Sınıfı günlerinde Miss Butler ve Mr Brown bize arkadaşlık ederlerdi. Kasetlere kaydedilmiş metinleri seslendiren adamın garip bir telaffuzla "turn page eighty nine" deyişine takardık. Amerikan İngilizcesi diye bir şey olduğunu, schedule kelimesinin diğer derslerdekine göre daha farklı söylenmesinden, kamyon için lorry yerine truck denmesinden anlamıştık. Ama daha samimi bir itiraf yapmam gerekirse, Amerikan tarzı ile İngiliz tarzının farkını, ilgili dersleri veren öğretmenlerimizin farkından tatmıştım.

EFCW öğretmenimiz Nilgün Hanım, güzel ve enerjik bir öğretmendi. Öğretmen olduğu kadar arkadaştı. Onun bu tavırları, İngiliz İngilizcesi'ni öğreten hocamızla ciddi bir kontrast oluşturuyordu. Nitekim hayatımıza giren sosyal medya aracılığıyla diğer öğretmenimizle bağlantı kurmak çok da içimden gelmezken EFCW öğretmenimiz Nilgün Hanım'la telefon görüşmem olmuştur. İhtimal ki, aradan geçen yıllarda benim İngilizce'ye oldukça ilgi duymam ve ABD'de uzun yıllar yaşamam ve bu dili çok farklı amaç ve bağlamlarda kullanmam nedeniyle öğretmenlerimden daha iyi biliyorumdur İngilizce'yi. Ama who cares... Öğretmenin yeri ayrı... 

Teşekkürler Nilgün öğretmenim...


Diğer günlükleri okumak için tıklayın



Yorumlar