Küçüklüğümle ilgili tekrar tekrar beni rahatsız eden bir husus, büyüklerin mantıksız veya çelişkili verdikleri cevaplardı. Mesela, birine soruyorum "biz dünyanın içinde mi yaşıyoruz, dışında mı?". Kimisi diyor ki "içinde", kimisi diyor ki "dışında". İşin kötüsü, büyüğün birinden aldığın cevabı alıp öbürüne yetiştiriyorsun ve doğru cevabı bulmuş olduğunu düşündüğün için takdir bekliyorsun. Çok beklersin takdiri... Ekşiyen bir suratla gelen "yok öyle değil" tepkisi ve öncekiyle çelişen bir düzeltme bilgisi... Ne düşünmen gerektiğini şaşırıyorsun...
Benzer bir durum da kağıt ve makas bağlamında olmuştur. Elime kağıdı alıyorum ve kesmeye başlıyorum. Bugünün gözüyle geçmişe bakınca yaptığımın ne kadar doğru ve güzel bir iş olduğunu düşünüyorum, çünkü el göz koordinasyonu ve ince motor becerilerinin gelişmesi için tam da böyle şeylerin yapılması lazım. Ama ben tam keyifle kağıt doğrarken bir büyük çıkıp diyor ki "kesme". Niye diye soruyorum. Cevap ne olsa beğenirsiniz: "makas köreliyo". Yaw iyi de daha iki dakika önce başka bir büyük bunları elime vermiş, "kes" demiş. Şimdi başka biri çıkıyo ve tam zıttını söylüyo. Onun için diyorum, "kağıt makas taş" diye.
Bu olaylar hakkında başka yorumlar da yapılabilir de şimdilik bu kadarıyla yetinelim. Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim. Eğer çocuklar büyükleri dinlemiyorlarsa, mutlaka vardır bir şeyler, görünenin ötesinde ve yaşanan anın berisinde.
Diğer günlükleri okumak için tıklayın
Resim: Zoltan Tasi

Yorumlar
Yorum Gönder