Kargalarla virüsler arasında garip bir benzerlik var. İkisi de kendisini besleyenin işini bitiriyor...
"Besle kargayı oysun gözünü" diye bilinen atasözünden çıkartılabilecek bir anlam şu ki, ihtiyaç halindeyken sizi destekleyen kişilere, o ihtiyaç kalktığında sırtınızı dönme ihtimaliniz yüksektir. Aynı mealde söylenen bir başka söz de şöyledir: "Körün gözü açıldığında kırdığı ilk şey bastonudur".
Bu açıdan bakıldığında insanların genelinde, ama hususiyetle de bazı toplumlarda, baston kırma hastalığı vardır. Kendilerinin gerek ekonomik gerekse sosyal alanlarda serpilip gelişmesine imkan sunan liderlere veya yakın çevredeki bireylere kolayca sırtlarını dönebilirler. Menfaatleri için onları satabilirler. Ama bu madalyonun bir de öbür tarafı var. Hem de çok çirkin bir taraf...
Size baston olan, yol yordam gösteren ve böylece hayatta bir yerden bir yere gelmenize vesile olan kişilerin zıttına, elindeki bastonla her fırsatta sizi döven, onun iradesi dışında bir şeyler yaptığınızda bastonları kafanızda kıran kişilere karşı takınılan tavırdan bahsediyorum. Böyle kişiler karşısında "süt dökmüş kedi" moduna girip, "ekmek parası, emir kulu olma" gibi paravanlarla kendinize vurulan bastonları sizin de etrafınızdaki insanlara vurmanız ve böylece bütün toplumun kul köle haline gelmesinden bahsediyorum.
Yani ortaya çıkıyor ki, insanlara rahat batıyor... Niye? O kocaman beyni kullanıp insan olmak yerine kuş beyinli gibi davrandıkları için...
Diğer günlükleri okumak için tıklayın
Resim: Tyler Quiring

Hayatımdan çıkardığım insanların özeti :) 👏🏻👏🏻
YanıtlaSilGayet manidar, kısa ve öz
Sil