Tekrar konusu, öyle garip bir konu ki, tekrar tekrar kendisinden bahsettiriyor. Her ne kadar kendini tekrar etmekten hoşlanmayan bir insan olsam da, farklı zaman ve bağlamlarda, tekrar konusunu yeniden ele almam ve onunla ilgili kendimce orijinal tespitler yapmam gerekiyor. Aynı ama farklı... Farklı ama aynı...
Hayata yeni gelmiş olan bebeklerin bir şeyler öğrenmesi için tekrarlar hayati önem taşır. Benzer şekilde, hayatın ilerleyen safhalarında yeni bir alana girdiğinizde, öğrenme sürecinin hızlanması ve kendinize bir yer edinmeniz için yine tekrarlayan işlemler can suyu gibidir.
Bununla beraber, hiç bitmeyen tekrarlar, çeşitli zihinsel hastalıklarla veya kendini sindiren bir mantaliteyle bağlantılıdır. Yani, eğer bir yerde bir şeyler sürekli tekrar ediyorsa ve bireyler bunlardan ders çıkarıp o şer döngüsünü kıramıyorsa, orada zihinsel sorunlar vardır.
Öte yandan, yaratıcılığı beslemenin yollarından biri, herhangi belirgin bir fayda göremeseniz de sırf değişiklik olsun diye hayatınızda rutinleri kırmanızdır. Tekrarlar, toprakta yürüyerek oluşan ve giderek derinleşen yollar gibidir. Kullandıkça, ondan ayrılamaz hale gelirsiniz. Aynı şekilde, yaratıcı çözümlere açık bir zihin yapısını korumak için de rutinleri kırmayı rutin haline getirmek gerekir.
Yine de tekrarlayan yapılarla sürekli değişen yapıları kıyaslarsanız, tekrarlayan ve dolayısıyla öngörülebilen yapıların insanda güven uyandırdığını ama sürekli değişen ve öngörülemeyen yapıların ise güvensizlik telkin ettiğini görürsünüz. Bundan dolayı da psikolojik olarak insan, değişimden uzak durmak ister, hele ki yeniliklerin hengamesinde bulunuyorsa.
Ama güven sınırları içerisinde duran ve bu sınırları hiç zorlamayanlar, yuvadan hiç ayrılmadığı için uçmayı öğrenemeyen kuşlara veya vahşi doğada kendini savunmayı öğrenememiş diğer hayvanlara benzer. Yani, kendi kendini çürüten, israf eden bir bünyeye dönüşür. Etrafındakileri de aynı tembelliğe yönlendirir ki kendini suçlu veya eksik hissetmesin.
Fakat tekrar eden süreçlerin varlığı sayesinde zihnimiz onları otomatiğe bağlayıp asıl odağını ve enerjisini, değişen veya henüz öngürlemeyen süreçlere yönlendirir. Yani tekrarlar, araştırmacı bir zihin için, güvenli limanlar gibidir. Orada dinlenir ve ikmal yaparlar, sonra fırtınalı denizlere açılırlar.
Diğer günlükleri okumak için tıklayın
Resim: Martin Rancourt

Yorumlar
Yorum Gönder