Anaokulu Öğretmenlerim

Masallardan çıkma güzelliğiyle, adını hatırlamadığım bir öğretmenim vardı anaokulunda. Tahmin ediyorum stajyer öğretmendi. Onun gülümseyen yüzü ve sevecen tavırlarının yanında, asıl öğretmenimizin korkutucu bakışları ve soğuk tutumu, bana cennet-cehennem kavramlarını gayet iyi anlatıyordu. İşin garip tarafı, genç stajyer öğretmenimin adını bilmezken asıl öğretmenimizin ismini bugün bile gayet iyi hatırlıyorum.

Kendisinin sarı, çok da uzun olmayan saçları, sürekli aşağılayan bir bakışla birleşince ucunda ateş yanan birer mızrağı andırırdı. Bir defasında sulu boyayla bir resim yapmıştım. Ağacın yanına parketmiş bir jip. Kendimce gayet banal ve karamsar renklerden oluşuyordu ve çok da içime sinmemişti o resim. Öğretmenimiz resimleri kontrol ederken benim bu resmimi gayet beğenip sınıfın panosuna asmıştı. Bense bir yandan sevinmiş bir yandan da "bula bula bu resmimi mi seçtiniz" diye hayıflanmıştım.

Dersler sırasında öğretmenimizin "ben çok yoruldum, artık siz bir şeyler anlatın" diye bizi rastgele seçip kaldırdığını ve doğaçlama masal anlattırdığını hatırlıyorum. Her seferinde de o anda spontan bir şeyler uydurabiliyordum. Başka arkadaşlardan da bunu yapanlar vardı diye aklımda kalmış.

Anaokulunu bitirip ilkokula geçtiğimde, o iki öğretmenimi yan yana yürürken görmüştüm ve onların yanına gidip "öğretmenim" diye seslenmiştim. Güzel öğretmenim arkasını dönüp beni görünce gülümseyerek ve adımı da söyleyerek sevgi göstermişti. Diğer öğretmenim ise, her zamanki umursamazlığıyla başını çevirip gitmişti. İkisi de hayatımda iz bıraktı, ama nasıl...


Diğer günlükleri okumak için tıklayın 

Fotoğraf: Note Thanun

Yorumlar

  1. Kinda having similar experience with my grandfathers.. ikiside hayatımda iz bıraktı, ama nasıl...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülümsemek, bazen tatlı tatlı, bazen acı acı

      Sil

Yorum Gönder