Beyin Ölümü

Ölümün biyolojik tarifi, tarih sürecinde gelişegelmiş. Başta, kalbin durması ölüm kabul edilirken daha sonra tıptaki bulguların ve medikal teknolojilerinin gelişmesiyle, beyin ölümü gerçekleşmedikçe bir insan ölü kabul edilmemeye başlanmış. Yani, kalbiniz dursa da, beyin ölümü olmadan ölmüş olmuyorsunuz. En azından biyolojik anlamda... Ama bir insanı insan yapan şeyler düşünülürse, acaba kalp durmasından önce beyin ölümünün gerçekleşmesi mümkün müdür? Yani, insanların etrafta yürüyen cenazelere dönüşmesinden bahsediyorum.

Beyin ölümünün bireyler özelinde tartışılması başlı başına bir iş. Fakat detaya girmeden perdeyi daha da açmak istiyorum. Bireylerin ötesinde bir de toplumların beyin ölümü söz konusu. Bir toplumun beyin ölümü söz konusu olabiliyorsa, aynı anlamda hayattar olması da söz konu olabilir. Ve bu noktada, toplumların beyni nedir, kimlerdir diye sorulması icap eder. Bu sorunun cevabı da gayet açık... ve bir o kadar da acı. 

Toplumların beyni, klasik literatürde alimler diye söylenen kişilerdir. Nitekim, Kuran'da da alimlerin yeri ayrıdır ve her insan için bu bağlamda iki uç tarif edilir. Bir insan, öğrenerek, düşünerek ve hayatına geçirerek ilim mertebelerinde yolculuk eder. Bu pozitif yöndeki serüven. Ama bir de negatif yön var: kitap taşıyan eşekler!

"Kendilerine Tevrat öğretildiği halde ona uymayanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür. Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez." (Cuma Suresi, 5. ayet)

Yani, bildiği halde bilgisini uygulamaya koymayanlar ya da bilgisini menfaati için eğip bükenler, kitap taşıyan eşekler olarak tarif ediliyor ve böyle insanların oluşturduğu bir toplumun da doğru yolu bulamayacağı belirtiliyor. Aklını kullanmak yerine beynini midesine yedirenler ya da beyinlerini birilerinin cebine koyanlara müjdeler olsun (!).

Ama bunun ötesinde başka bir trajik ölüm daha var. Alim olan bir insanın, yaşlılık nedeniyle veya etrafındaki insanlardan dolayı bilgi kıtlığına maruz kalmasıyla kendini yenileyememesi ve zamanın gerisinde kalması... İşte bu, göz yaşartıcı bir beyin ölümü. Belki saygı duyduğunuz, hatta sizin de bazı gerçekleri öğrenmenize aracı olmuş bir bilgenin daha yaşamı sürecinde bu şekilde bir beyin ölümüne sürüklendiğini görmek, insanın kalbini burkuyor...

"Allâh, ilmi verdikten sonra onu çekip almaz, ancak âlimleri çekip alır. Nihâyet hiçbir âlim kalmayınca insanlar kendilerine câhil bir takım kimseleri reis edinirler. Bunlara sualler sorulur, onlar da kendi kafalarına göre cevap verirler. Böylece hem kendileri sapıtırlar hem insanları saptırırlar.” (Buhârî, 7307)


Diğer günlükleri okumak için tıklayın

Fotoğraf: Anshita Nair

Yorumlar

  1. ellerinize sağlık hocam.. Allah zamanın gerisinde kalmaktan uzak tuttursun 🙏🏻

    YanıtlaSil
  2. Kuranda bahsedilen zalim kavimler... Kendi insanlarina zulmeden zalim kavimler.... Alimlerini surgune gonderen, zindana atan, zalim kavimler... sadece onlari mi, masum bebekleriyle birlikte aileleri, anneleri, babalari, dedeleri, hocalari, ogretmenleri... Bunlara sessiz kalan toplumlar. Bu tip kavimler bugun de cok tanidik geliyor, bunlardan ne cok var ozellikle ortadogu cografyasinda. "Allah zalim bir kavmi ziyarete erdirmez. " ayetini de dinlemek bilmek istemiyorlar.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder