Değiliz tabi ki! B-612 asteroidinde yaşayan Küçük Prens var...
Şaka bir yana, evrende gerçekten yalnız mıyız? Eldeki bilimsel veriler göz önünde bulundurunca, bu soruya verilebilecek en kısa cevap "yalnız olmasak gerek...". Bu belli belirsiz cevabın nedeni ise her iki yöne işaret eden veriler olması.
Kısaca özetlersek, bundan daha 100 yıl öncesine kadar, galaksi diye bir şeyin varlığından haberimiz yoktu. Derken galaksi denen şeyi keşfettik. Sonra etrafımızın galaksilerle dolu olduğunu... Ve yakın zamanda da o sayısız galaksilerin içindeki sayısız yıldızların etrafında da gezegelerin olduğunu. Bu kadar çok sayıda gezegen olunca, bunlar arasında en azından birinin dünyamıza benzer olup üzerinde bildiğimiz şekliyle canlı ve zeki hayat barındırması ihtimaline sıcak bakasıgeliyor insanın.
Ne var ki, hayatı barındırabilecek fiziksel koşulların kısıtlılığı ve ayrıca canlı ve zeki bir organizmanın gerek mikro gerekse makro biyolojik altyapısının karmaşıklığı göz önünde bulundurulunca, o ümitlerimizin dibine kibrit suyu dökülüyor. Ama insanız işte, ümit etmeden, hayal etmeden duramıyoruz. Peki bu noktada yardım alabileceğimiz başka bir bilgi kaynağı yok mudur?
Evrenin Yaratıcısı'nın sözleri, mesela, bu noktada bize ışık tutamaz mı? Alıcı gözle, yani bugünkü bilimsel bilgi ve entelektüel ufuk ile Kuran'a bakıldığında, evrende yalnız olmadığımız yönünde yorumlanacak ayetler olduğu görülebilir. Bunlardan bazıları nispeten açıkça, bazıları ise daha subjektif yorum üzerinden konuya işaret ediyor.
1- "Gökleri ve yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması da O'nun ayetlerindendir. O, dilediği zamanda onları biraraya getirmeye kadirdir." (Şura Suresi, 29. Ayet)
Bu ayette, canlıların sadece dünyada değil, sadece dünya ve gökte değil, dünya ve göklerde yayılmasından bahsediliyor. Üstelik dünyada ve göklerde yayılmış olan bu canlıların bir gün bir araya geleceği yönünde de ümit uyandıran bir ifadeyle ayet son buluyor.
2- "Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır..." (Talak Suresi, 12. Ayet)
Bu ayette göklerin yedi adet olması ve dünyadan da bir o kadarının yaratılmış olmasından bahsediliyor.
3- "Allah; hareket eden her canlıyı sudan yaratmıştır..." (Nur Suresi, 45. Ayet)
Suyun varlığının, canlılığın varlığına işaret edeceği, bu ayet tarafından da tasdik ediliyor, ki üzerinde su bulunan gezegenler keşfedilmeye devam ediyor.
4- "Allah'ın yedi göğü birbiri ile nasıl uyumlu yarattığını görmüyor musunuz?..." (Nuh Suresi, 15. Ayet)
Yedi gökler ifadesi Kuran'da yedi defa geçmektedir: (2/29; 17/44; 23/86; 41/12; 65/12; 67/3; 71/15). Bunlar arasında yukarıda alıntıladığım ayet, Hz Nuh'un kavmini ikna için kullandığı argümanlardan birini anlatıyor. Hz Nuh, Allah'ın yoluna çağırmak için, insanlara gözlerinin önündeki yedi göklerle ilgili düzeni ve muhteşemliği hatırlatıyor. Yedi gökleri görebilme konumunda olan bir kavim yani... Biz sadece birini görüyoruz!?!?
5- "O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir." (Rahman Suresi, 17. Ayet)
"O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Ve doğuların da Rabbidir." (Saffat Suresi, 5. Ayet)
"Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki," (Mearic Suresi, 40. Ayet)
Bu ayetlerde doğu ve batı kavramları ısrarla çoğul olarak geçiyor. Astronominin gelişmediği devirlerdeki, yani başka yıldızların etrafındaki gezegenlerin bilinmediği zamanlardaki alimler, bu ayetleri dünyanın yuvarlaklığına vermişler ama bunun yeterli bir açıklama olmadığı aşikâr. Çok sayıda güneş olması ve bunların etrafında üzerine güneş doğup batan farklı gezegenler olması çok daha akla yakın bir yorum.
Bu ayetlerde dikkat çeken diğer bir husus da, doğu ve batı kavramları ile Allah'ın Rab isminin beraber zikredilmesidir. Allah'ın 99 isminin arasından sadece Rab isminin ısrarla kullanılması tesadüf olmasa gerektir. Bu bağlamda enteresan olan, Kuran'da Allah'a hitap eden kulların da, "Rabbim" ifadesini içeren sözler söylemesidir.
Bu iki hususu, yani farklı gezegenlerin varlığına işaret eden çoğul doğu-batı kullanımını ve insanların Allah'a hitabını resmeden Rab isminin tercihini, göz önünde bulundurursak, burada da gizli bir işaret görülebilir.
Netice itibariyle, bilimsel olarak araştırmalarımız devam ediyor ve Kuran'daki ayetler de bizden başkalarının olduğu yönünde yorumlanabilecek ifadeler içeriyor. İşin doğrusunu gelecekte göreceğiz...
Diğer günlükleri okumak için tıklayın
Fotoğraf: NASA

Buyuk ihtimalle yalniz degiliz(ve ya degildik). Ama evren o kadar buyuk ki, (ve o kadar da eski ki) diger akilli olusumlardan haberdar olabilmemiz onlarla veya eserleriyle bir uzay-zaman diliminde bir sekilde kesisebilmemizi gerektiriyor, ve onun ihtimali de cok kucuk.
YanıtlaSilYani olma ihtimali buyuk, fakat bizim onlari bulma ihtimalimiz (onlarin da bizi bulma ihtimali) cok kucuk.