Demokrasinin Cinsellikle İmtihanı - 3

Bu konuyu tamamlarken dile getirilmesi gereken bir kaç husus kaldı. Fakat yine hatırlatayım, bu yazıda dinî ve ahlakî değil, biyolojik ve sosyolojik bakış açıları ile değerlendirmeler yapıyorum. 

Demokrasi, yazılı kurallar üzerinden işler. Bir şey yazılıysa uygulanır, uygulanıyorsa yazılmış olmalıdır. Diğer bir ifadeyle, insanlar yazılı olmayan şeylerden sorumlu tutulamaz. Bu, adil ve tarafsız hukukun gereğidir. Ve bu tespit de bizi ilk hususa getiriyor.

Bir insan, ister kamu ister özel, hangi konumda bulunursa bulunsun, görev tanımında bulunanlardan sorumludur ve ayrıca ucu açık ifadelerle keyfi kural ve standartlara maruz bırakılamaz. Dolayısıyla, eğer bir insanın özel hayatıyla ilgili mevzular onun görev tanımında bulunmuyorsa, o zaman o kişinin özel hayatındaki cinsel ilişkileri de o kişinin görev sadakati ve başarısı bağlamında ele alınmamalıdır. Eğer bu bahsedilen durumlar, başka insanların temel hak ve hürriyetlerine karşı kusur teşkil ediyorsa, o kendi özelinde incelenmelidir. 

Diğer bir husus da muhafazakarlık ve liberallik kavramlarının demokrasi bağlamında oturduğu yer. Bir insanın muhafazakar olması, onun antidemokratik olmasını gerektirmediği gibi liberal olması da otomatik olarak onu demokratik yapmaz. Her iki gruptaki insanların da demokrasi yolunda takip edebileceği en az bir şerit vardır. Muhafazakar veya liberal insanları antidemokratikleştiren bir faktör, kendi hassasiyetlerini ayniyle bütün herkese giydirmek istemeleri. Cinsellik ve onun alt başlıkları da buna dahil. Daha kötüsü, kendi kişisel hayatlarında farklı standartları uygulayıp başkalarının kuyusunu kazmaya gelince paparazzi uzmanına dönüşen insanlar, ister muhafazakar ister liberal veya başka etiket taşısınlar, kısa ifadesiyle demokrasi kasaplığı yapıyorlar ve özel hayatın kutsallığına saldırıyorlar, ki bunun ne demokratiklikle ne de dinî hassasiyetlerle bağdaşması mümkün değil.


Diğer günlükleri okumak için tıklayın

Fotoğraf: Wesley Tingey

Yorumlar