Evrimi Silahlaştırmak - 1

Evrim Teorisi, ilk ortaya çıktığı günden bugüne bilimsel anlamda eleştirilmiş, geliştirilmiş ve hala da yeni bilgiler ve bulgular eşliğinde daha kapsayıcı bir netliğe doğru götürülmektedir. Ne var ki, gerek bilim camiasında gerekse dindar camilarda, evrim teorisi daha çok bir silah muamelesi görmekte. Bu durumdan en çok zarar görenler ise yeni yetişen nesiller. Bu yazıda yapmak istediğim şey, evrim teorisinin ne olduğu veya ne olmadığından ziyade, nasıl yanlış bir zemine oturtulduğu ve neden hala asırlık yanlışlarda ısrar edildiğine ışık tutmak.

Olayları anlamlandırmak için tarih sürecindeki gelişimlerini ve nasıl bir bağlamda sahneye çıktıklarını görmekte fayda var. Evrim Teorisi'nin ortaya çıkışı, ateizmin tavan yaptığı ve bunun için de bilimin kullanıldığı bir döneme rastlar. Aynı dönem, Müslümanların hem politik hem askeri hem de ekonomik anlamda yıkıldıkları dönem de olduğu için, Batı kaynaklı herşeye duyulan tepki, evrim teorisine karşı da duyuldu. Yani, dindarlar dünyayı ve evreni Allah yarattı derken, bilim insanları bir takım astronomik hadiseler neticesinde dünyanın oluştuğunu söylüyordu. Benzer şekilde, dindarlar canlıları Allah'ın yarattığını söylerken bilim insanları, bir takım biyolojik, iklimsel ve jeolojik olayların çok uzun zamanlar sürecinde canlıların oluşumunu netice verdiğini söylüyordu. Dolayısıyla, Evrim Teorisi özelinde, evrime inanmak Allah'a inanmamayı, Allah'a inanmak da evrime inanmamayı gerektirir şeklinde bir kilitlenme söz konusuydu.

Günümüze geldiğimizde, evrim bağlamında aynı tepkiselliği devam ettiren dindar çevreler, aslında yüzyıl öncesinden miras kalan bir tartışmanın alevlerini canlı tutmaya çalışıyorlar. Bizzat kendi çocuklarının evrim teorisine meyletmelerini, dinden uzaklaşma şeklinde görüyorlar. Onların rasyonel açıklama arayışlarını, kendi yapageldikleri gibi dinî kabullerle yatıştırmaya çalışıyorlar. Ama neticede tatmin olmayan genç dimağlar, boş yere aileleri ile gerginlikler yaşıyorlar ve aile sevgisinden uzak kalıyorlar. Dahası, Allah'ın aslında inananlardan istediği hoşgörülü tartışma ve araştırma ortamı da bizzat inananlar tarafından darmadağın edilmiş oluyor.

Vaktiyle, yazdığı bir roman ile toplumsal problemlerimize neşter vuran Elif Şafak hakkında dava açılmıştı ve o, "bu sadece bir roman" diyerek toplumun içindeki farklı karakterlerin bakış açılarını dile getirmenin aslında toplumsal barışa ve karşılıklı empatiye hizmet ettiğini anlatmıştı. Aynı şekilde Evrim Teorisi'nin de sadece gelişim ve değişim sürecinde olan bir düşünce olduğu ve ille de Allah'a iman ekseninde düşünsel bir silah olmak zorunda olmadığı ne zaman kabul edilecek?


Diğer günlükleri okumak için tıklayın

Fotoğraf: Dusty Barnes

Yorumlar

Yorum Gönder