Onu bütün çocukluğumda topu topu 2, bilemedin 3 sefer görmüşümdür, ama başka kimseye benzemeyen siması ve içimde uyandırdığı ürpertiyle, hafızamın hiç girmek istemediğim dehlizlerine kaydedilen biri oldu, o. Sürekli yapılan ağır bir makyaj ardından bile rahatça sıyrılan hançer gibi bakışları, her an başıma gelebilecek bir belanın habercisi gibiydi. İhtimal onun iç dünyasında gerçekte olanlar ile bende uyanan bu korku dolu hisler arasında bir bağ yoktu ama hayal gücü ve hafıza birleşince, ortaya en akla gelmedik sonuçlar çıkabiliyor. Yine de benim açımdan ona ait herşey, onun o tüyler ürpertici aurasına katkıda bulunuyordu.
Sesi, konuşma tarzı, sanki kapkara bulutlarla kaplı abus bir günde, gökleri yırtarcasına düşen bir yıldırımın sesi gibiydi. Şefkat ifadesi sözleri bile, o ses ve o bakışlarla birleşince, sanki seni zehirlemek için sana güzel görünen rengarenk bir yılanı andırıyordu.
Bilmiyorum neden bu şekilde korkuların toplamı olan bir imaj biçildi zihnimde onun için, ama o, farklıydı, farklı...
Diğer günlükleri okumak için tıklayın
Fotoğraf: Muhammed Metri

Yorumlar
Yorum Gönder